YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir TBMM Basın Açıklaması

“Bugün Plan Bütçe komisyonumuzda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçesi görüşülüyor. Turizm Bakanı aşağıda Plan Bütçe komisyonunda, bütçesini geçirmeye çalışıyor.

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir: “Fatma Betül Sayan Kaya Yalnız Değildir, Duruşumuz Belli Sözleriyle Geçiştiremezsiniz”
YENİ Parti Grup Başkanvekili Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme dair şu açıklamalarda bulundu:
https://www.youtube.com/watch?v=GpEOWr7en0w
“Bugün Plan Bütçe komisyonumuzda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçesi görüşülüyor. Turizm Bakanı aşağıda Plan Bütçe komisyonunda, bütçesini geçirmeye çalışıyor. Ama Turizm Bakanı’nın ihmali sonucunda ve sanıkları bilerek isteyerek yargıdan kaçırması sonucunda 78 cana mal olan yangın sonrasında aileler, yakınlarının haklarını aramak üzere bu soğukta Bolu’da Kartalkaya’da otelin önündeler, şu anda. Buradan, Kartalkaya’daki yavrularını, babalarını, eşlerini kaybetmiş ailelere en içten dayanışma duygularımızı, selamlarımızı saygılarımızı gönderiyoruz. Ve bilirkişi raporu ile, özellikle İTÜ’nün verdiği bilirkişi raporu ile mahkeme kayıtlarına da girmiş olduğu şekilde, Kültür Bakanlığının birinci derecede etkili olduğu ve Kültür Bakanlığı bürokratlarının yargılanması gerektiği gerçeği ortadayken, bürokratları yıllarca saklayan, yıllarca mahkeme izni vermeyen ve en nihayetinde Danıştay’dan “mahkeme izni verilmelidir” kararından sonra dahi ayak sürüyen baş sorumlu Kültür ve Turizm Bakanıdır. Öyle bir Kültür Turizm Bakanı ki, böylesine bir faciada sorumluluğu olan bürokratları hakkında soruşturma izni vermeyip, onları koruyup, “onlara soruşturma açılırsa ucu bana dokunur” diye korkarak olayın üstünü kapatmaya çalıştıktan sonra 50 metrelik teknesiyle Ege sahillerine açılmış, Atina’ya kadar gitmiştir. Böylesine de bir vicdansızlık var.Ailelerin talebi çok net. Siz koruyorsunuz bürokratları, aileler Danıştay’dan karar çıkarttı. Hâlâ üç bürokratı yargılamıyorlar. Diğerleri de, yani Neşe Çıldır’ın dahil olduğu, yani Kültür ve Turizm Bakanının yanında çalışan, yani tur şirketi üzerinden o otele müşteri satan kişi dahi şu anda o dosyadan yargılanmıyor. Başka bir dosyadan açtılar, yargılanmış gibi yapıyorlar, yurt dışı çıkış yasağı aldılar. Oysa Danıştay kararında açıkça söylüyor: Bu kişilerin tedbiren yurt dışına çıkış yasağının yanında delilleri karartma yetkisi olabileceği için, etkili ve yetkili konumda oldukları için o konumda olmaları doğru değil. Hâlâ bir tek Turizm Bakanlığı bürokratı yargılanmadı, hâlâ bir tek Turizm Bakanlığı bürokratı görevinden alınmadı ve hâlâ Kartalkaya’da başlayan yangın yüreklerde devam etmektedir. Buradan otel önünde bu soğukta sesini yükseltmeye çalışan acılı ailelere selamlarımızı gönderiyoruz.
NEFSİNE UYAN ARKADAŞLARINIZIN LİSTESİNİ KİM SAKLIYOR
Dün önemli bir gelişme oldu, Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı. Tutuklanma gerekçesi: Gizli bilgileri elde etme, piyasa dolandırıcılığı ve örgüt üyeliği. Biz başından beri böylesine büyük bir soygunun, yüzyılın soygununun, sadece fonlar üzerinden yapılan soyguna bakarsanız 900 milyar liralık bir soygunun siyasi destek olmadan, örgüt ilişkisi olmadan, siyaset, bürokrasi ve ticaret ağı kurulmadan yapılamayacağını söyleyegeldik. Nihayet örgüt olduğunu üç gün önce Adalet Bakanı söyledi ve şimdi örgüt suçu dahil olmak üzere Fatma Betül Hanım tutuklandı. Burada açıklıkla söyleyelim ki, olumludur, geçtir ve eksiktir. Elbette ki ucu kime kadar gidiyorsa oraya kadar gitmesi lazım ama bunların derdi gittiği yere kadar gitmek olsaydı, başından etkili bir şekilde, etkili soruşturmalarla ve olabildiğince maddi delillere ulaşmak üzere yapmak durumundaydılar. Telefonlara acilen el konması, HTS kayıtlarının acilen ele geçirilmesi, kişisel bilgisayarların dijitallerinin alınması, iletişim ağlarının ortaya çıkarılması ve etkili bir şekilde ifadelerinin alınması gerekirdi. Ama beklediler, beklediler, beklediler, beklediler… İlk başta anımsayacaksınız “nefsine uyan birkaç arkadaşımız” dediler ama şimdi nefsine uyan birkaç arkadaşımız yok. Örgüt üyeliği dahil dolandırıcılık suçu işlemiş yüzlerce kişiden bahsediyoruz. Hâlâ 241 kişilik liste açıklanmadı. Hâlâ üstüne yatıyorlar, hâlâ gizlemeye çalışıyorlar. Hâlâ onları gizlerlerse, hâlâ isimleri açıklamazlarsa bu işten sıyrılabileceklerini, bu suçüstü durumunu birkaç kurbanla örtebileceklerini düşünüyorlar. Oysa yapılması gereken bugüne kadar yapılmamıştır, bugün de yapılan eksiktir. Mutlaka bütün ilişkilerinin ortaya konması gerekir. Bir defa Fatma Betül Hanım 4 ay önce içine doğmuş, bir hisse almış, 4 ayda hisse 80 katına çıkmış. Yine içine doğmuş, o gün satmış ve aslında bir gün sonra alması gereken paralar ne hikmetse Fatma Betül Hanım’ın cebine konmuş. Öyle bir para ki 167 milyon, 2.2 milyar lira olmuş. Yani 6 milyondan saysanız 27 daire parası koymuşlar, 367 daire parasına çıkmış. Böylesine büyük bir vurgun var burada ve bu vurgunu kimlerle yapmış, kimlerle konuşmuş, kimlerle iletişim halinde? Kim al demiş, kim sat demiş? O satarken o paranın karşılığını kim getirmiş kamu kaynaklarından koymuş ki Fatma Betül Hanım rahatlıkla parasını cebine koysun, çıkabilsin diye? Sadece Fatma Betül Hanım mı? 900 milyarlık bir soygun, Fatma Betül Hanım şurada 2 milyarı sadece götürmüş. Demek ki neymiş? Fatma Betül Hanım yalnız değildir. Fatma Betül Sayan Kaya yalnız değildir. Orada yüzlerce Fatma Betül Sayan Kaya var. Bunlar bakanlar, eski bakanlar, bakan çocukları, milletvekilleri, eski milletvekilleri, bürokratlar, SPK, BDDK, Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı… Hepsi geçişkenlik halinde. Bakıyorsunuz adama BDDK Başkan Yardımcısı TERA Fon’a yatırım bankası izni veriyor, pat geçiyor Merkez Bankasına, oradaki işlemlerini hallediyor; pat geçiyor, Takasbank’a Genel Müdür oluyor. Ama bakıyorsunuz ki Türkiye Sigorta Genel Müdürü oluyor ve bakıyorsunuz ki Türkiye Sigorta’nın 25 milyar lirasını bu tosuncuklar rahatça haksız kazançlarını, vurgunlarını alıp çıkabilsinler diye TERA Fon’a yatırmış. Dolayısıyla arkadaşlar ciddi olmak lazım. Geç kalınmıştır. Soruşturmalar etkisizdir, eksiktir. Adımların ivedilikle atılması gerekir.
HER ŞEY İÇİNİZE DOĞUYOR
Tekrar söylüyorum: 241 kişilik liste bir an evvel açıklanmalıdır. Kim tutuyor bu listeyi? Grup başkanvekilleri çıkıyor, “açıklanmasından yanayız” diyor. Çünkü kimse, hele hele namuslu olan hiç kimse hiçbir hırsızı savunmaz. Hırsızsa, çalmışsa, soyguncuysa bu millet bunları bilsin ister. AKP milletvekilleriyle konuşuyorsunuz, “açıklansın” diyorlar. Bakana soruyorsunuz, “açıklansın” diyor… Ya kim tutuyor bu listeyi? Kim saklıyor? Kimin menfaati var? Kimi koruyorsunuz? Bakın “cerrah titizliği” diyorlar ya; cerrahide bir cerrah olarak söylüyorum ki, en önemli nokta hastalıklı doku ile sağlam doku arasındaki sınırı bulmaktır. Yoksa ameliyatı herkes yapar, herkes yapabilir. Orada önemli olan hastalıklı dokuyu tamamen çıkartmak ve sağlıklı dokuya bulaşmasını önlemektir. Ama siz cerrah titizliği deyip sadece görünen irinleri, artık akmaya başlamış irini alıp hastalıklı dokuyu, yani 241 kişiyi, yani 241 kişinin arkasında duranları açıklamazsanız onları saklarsanız, onların üzerine gitmezseniz o irin akmaya devam eder. Nitekim o irin akmaya devam ediyor.  Fatma Betül Sayan Kaya’nın şu anda tutuklanmış olması tek başına bir şey ifade etmez. Ama tabii bunu ne için kullandıklarını da görüyoruz. Fatma Betül Hanım’ın suçu neydi? Piyasa bilgilerini önceden almak, içeriden almak, insider trading. Peki… Fatma Betül Hanım tutuklandı, saniyeler içerisinde hashtag açıp bir video yayınladılar: Duruşumuz belli videosu, duruşları belliymiş. Ya siz Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanacağını nasıl öğrendiniz de bu videoyu hazırladınız? Nereden aklınıza geldi? Kim söyledi? Her şey sizin içinize doğuyor. Siz Fatma Betül Hanım’ın tutuklanacağını önceden öğreniyorsunuz, videosunu hazırlıyorsunuz, hashtag’ini hazırlıyorsunuz, “duruşumuz belli” diyorsunuz. Fatma Betül Hanım da içine doğmuş, sadece 4 ayda 80 kat artacak hisseyi fark etmiş. Tam sizin gibi, hep sizin içinize doğuyor. Böylesine bir vurguda bile hâlâ ciddiyetsiz, hâlâ bunun üzerinden siyaset yapmaya çalışan ama bunu da beceriksizce yapan bir siyasi akıl var. O siyasi akılla bugün söylemeliyiz ki, öyle “duruşumuz belli” falan sözleriyle geçiştiremezsiniz. Asıl açılması gereken hashtag “Fatma Betül Sayan Kaya yalnız değildir” hashtag’idir. Yalnız yapmadı ve sizin duruşunuz olabildiği kadar saklamaya, olabildiği kadar üstünü örtmeye dönük bir duruştur. Tabii bu iş patlak verene kadarki bu soygunun içindeki AKP kadrolarının varlığını gördüğümüzde de artık ayyuka çıkmış saklanamaz gerçeklik ortaya çıktığına göre, AKP kadrolarının, tepedekilerinin bir bölümünün hırsızlığı artık kesindir. İşte duruşunuz bu sizin. Bir bölümünüz kesin hırsızlık yapmış, diğer bölümünüzde “açıklasak mı açıklamasak mı, üstüne yatsak kapatabilir miyiz?” derdine düşmüş durumda.
ÖZGÜR ÖZEL’İ BİR KEZ DAHA GENEL BAŞKAN SEÇMEK İÇ:İN PAZAR GÜNÜ SANDIKLARDAYIZ
Kısaca önümüzdeki 14-15 Kasım kurultayımızla ilgili de bilgi vermek isterim. Bilindiği gibi YENİ Parti’mizi milletimiz sokaklarda, meydanlarda, alanlarda, tarlalarda, üniversitelerde, fabrikalarda kurdu. Bütçesini millet verdi, parasını millet verdi, adını millet koydu. Biz bir partimiz olsun diye değil, artık bu kara düzeni değiştirelim diye bir parti kurduk, iktidar olmak için bir parti kurduk ve iktidar yolundayız. Ve çok iyi biliyoruz ki, Türkiye’yi değiştireceksek önce siyaseti değiştireceğiz. Siyasi iktidarın getirdiği bu çürümüşlüğü, bu tükenmişliği yeneceksek ancak yeni nesil bir siyaset anlayışıyla, yeni nesil bir siyasetle başarabiliriz bunu. Dolayısıyla Türkiye’ye demokrasi getirme iddiasında olan partimiz, önce kendi evine demokrasi getirme inancı ile ilçe başkanlarını, il başkanlarını ve genel başkanlarını kendi üyeleriyle yaptığı önseçimle belirlemektedir. Bugüne kadar ilçe başkanlarımız, il başkanlarımız, üyelerimiz tarafından belirlendi, sonrasında olması gereken yasal prosedürler tamamlandı; Siyasi Partiler Yasası’nın gerektirdiği kurallara uygun olarak seçimler yapıldı ve nitekim ayın 8’inde pazar günü 81 ilde 3 bin sandıkta üyelerimiz sandığa gidecekler ve YENİ Parti’nin genel başkanını belirleyecekler. Tüm üyelerimize sesleniyorum: Beraber pazar sabahı sandıklara gidiyoruz, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’i bir kez daha seçmek üzere o sandıkları oylarımızla patlatıyoruz. Türkiye’ye, dünya siyasi tarihine en demokratik örneklerden birini kazandırıyoruz. Artık yukarıdan aşağıya bir siyaset değil, üyeden genel başkanı seçen yepyeni ve demokratik bir siyaset anlayışına geçiyoruz. İşte bunun için pazar günü alanlardayız, yollardayız ve o sandıklara YENİ Parti’nin nasıl bir demokratik parti olduğunu, YENİ Parti’yi kimin yöneteceğini belirlemek üzere oylarımızı veriyoruz. Daha demokratik, daha katılımcı ve üyenin genel başkanı doğrudan seçebildiği yepyeni bir siyaset tarif ediyoruz. İşte bu siyaset tarzı bugün YENİ Parti’nin Türkiye’ye kazandırdığı bir yeniliktir, bir demokratikleşmedir. Ama göreceksiniz, önümüzdeki yıllarda tüm siyasi partiler bunu yapmak zorunda kalacaklar. Çünkü artık Türkiye’de de, siyasi partilerde de tek adam dönemi bitmiştir, milletin dönemi başlamıştır.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu