Arnavutluk’ta Protestolar Sokaktaki Öfke Siyasi Düzene Yöneliyor

Arnavutluk’ta çevre eylemleriyle başlayan protestolar, iktidar ve muhalefete yönelik tepkiye dönüştü.

Arnavutluk’ta çevre eylemleriyle başlayan protestolar, iktidar ve muhalefete yönelik tepkiye dönüştü. Burak Ütücü sahadan aldığı röportajlarla yolsuzluk eleştirilerini, gençlerin gelecek kaygısını, siyasi değişim taleplerini, medyanın tutumunu ve polis şiddeti iddialarını ele aldı.
Arnavutluk’ta mayıs ayında, ülkenin güneyindeki kıyı bölgesinde planlanan lüks bir turizm projesine karşı başlayan gösteriler, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın istifasının istendiği geniş çaplı protestolara dönüştü. İlk itirazların odağında, Vlora yakınlarındaki Zvërnec’te, ekolojik açıdan hassas Narta Lagünü çevresinde planlanan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı olduğu belirtilen yatırım vardı.
Mayıs sonunda, proje alanına çekilen tel örgülere itiraz eden bir protestocunun özel güvenlik görevlisi tarafından yerde sürüklendiği görüntüler tepki çekti. Eylemler Tiran’a yayılırken lagünün doğal yaşamını temsil eden pembe flamingolar hareketin simgesi oldu. Çevreciler, öğrenciler, akademisyenler, sanatçılar ve farklı siyasi görüşlerden yurttaşlar aynı gösterilerde buluştu.
Aylar boyunca büyük ölçüde barışçıl süren protestolar, 13 Ekim’de başlayan öğrenci eylemleriyle yeni bir ivme kazandı. Eğitim ve sağlık hizmetleri, geçim sıkıntısı, yolsuzluk eleştirileri ve gençlerin göçü taleplerin merkezine yerleşti. Tiran’da bazı eylemler polisle çatışmaya dönüştü, kamu binaları ve işyerleri hedef alındı. Polis göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve plastik mermi kullandı. 24 Ekim’de de çatışmalar yaşandı.
2013’ten beri iktidarda olan ve 2025 seçimlerinde dördüncü dönemini kazanan Rama, istifa çağrılarını reddederken protestocuları görüşmeye davet etti.

Gençlerin gelecek kaygısı
Kimya mühendisliği öğrencisi Emelina Xhardo, gençlerin eğitim, sağlık ve istihdam olanaklarından memnun olmadığını söyledi. “Eğitimimizden sağlık sistemimize kadar her şey mahvoldu. Burada yaşayamıyoruz, ülkemizi terk etmek zorunda kalıyoruz” diyen Xhardo, kendi geleceğini ise Arnavutluk’ta kurmak istediğini vurguladı:
“Ben burada çalışmak istiyorum. Bunun için okuyorum.”
Xhardo, Rama’nın diyalog çağrılarına da güvenmediğini söyledi:
“Haziran ayından beri buradayız. Beş aydır sokaktayız ama hiçbir şey yapmadı. Bizi dinlemiyor, sadece bizimle konuşmak istiyor. Ama biz bunu istemiyoruz, çünkü onun zamanı doldu.”
Aktivist Arben Kola da göç nedeniyle yaşanan nüfus kaybının Arnavutluk için temel sorunlardan biri olduğunu belirtti. Adalet, eğitim, sağlık, emekli maaşları ve kırsal bölgelerdeki sorunların çevre talepleriyle birleştiğini anlatan Kola, “İnsanları öfkelendiren yalnızca çevre kaygısı değildi; mesele bundan çok daha genişti” dedi.
Diyalog çağrılarına neden güvenilmiyor?
Eski Arnavutluk Başbakanı Sali Berisha’ya danışmanlık yapmış siyasi analist Adri Nurellari, öğrencilerin hükümetin görüşme çağrılarına mesafesini geçmiş deneyimleriyle açıkladı. Nurellari, “2018’de büyük öğrenci protestoları yaşandığında Rama sözler verdi ama bunlar tutulmadı” diyerek bugünkü güvensizliğin nedenini anlattı:
“Onunla diyaloğun hoşnutsuzluğu yatıştırmak, zaman kazanmak ve protestoların ivmesini kaybettirmek için bir yol olduğunu düşünüyorlar.”
Rama ise 15 Ekim’de Reuters’a verdiği yazılı yanıtlarda hükümetlerin demokratik seçimlerle değiştiğini belirterek istifa taleplerini reddetti. Eğitim maliyetlerini görüşmeye hazır olduğunu söyleyen Edi Rama, kamu mallarına zarar verilmesinin öğrencilerin meşru talepleriyle bağdaşmadığını savundu. Yolsuzluk eleştirilerine karşı da hükümetinin bu alanda daha önce görülmemiş ölçekte mücadele yürüttüğünü ileri sürdü.
Tepki geleneksel muhalefeti de kapsıyor
Arben Kola’ya göre protestocuların tepkisi yalnızca Edi Rama’ya yönelik değil. Muhalefet liderliğini de parti içi demokrasiyi zayıflatmakla eleştiren Kola, “Bu protesto sadece iktidara değil, muhalefet liderine de karşı” dedi. Arben Kola, komünizmin sona ermesinden bu yana ülke siyasetine yön veren kadroların değişmesi gerektiğini savundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu